23 Ocak 2010 Cumartesi

Kapı dibinde bakkal sendromu















Olmaz ki beyler. Böyle de olmaz ki. İnsanın kapı dibine bakkal açılmaz ki. Süpermarketlere kanun çıkarıyorsunuz da bakkalları unutuyorsunuz. Bakkal insanın evine, işine ne kadar mesafede olmalı yok mu bunun bir kanunu, hesabı kitabı, ölçüsü tartısı.

Yahu, ne olacak mahallemizin bakkalı mümkünse apartmanın alt katında olsun diyorsunuz eminim hepiniz. Tabi tabi ben de öyle diyordum. Bakalım bu yazıyı okuduktan sonra da öyle diyebilecek misiniz?


Evimin alt katında dükkânım var. Yani bu dünyada bulunması zor nimetlerden birisine sahibim. Evden işe, işten eve asgarisi, azamisi, ortalaması: 5 dakika. Güzel yanı: işe gitmeden önce kahvaltınızı yapmak için sabah erken kalmak zorunda değilsiniz.

Dükkânı açmadan 15 dakika önce, kahvaltı sofrasına otursanız yeter. Merdiven basamaklarını saymazsak, oldukça az yürüyen biri oldum çıktım son günlerde. Gerçi, oğlum kaza geçirdikten sonra son yılların merdiven inip çıkma rekorlarımı kırıyorum ama yine de bakkala fena halde takmış durumdayım.


Sadece bakkal olsa yan tarafa taşınan, ses çıkarmayacağım. Onun yanına küçük bir lokanta açıldı. Yemekleri oldukça güzel, Izgara köftesi ise enfes oluyor. İki adım öteye pideci ve dönerci de gelip komşular arasına katıldılar. Son olarak tam karşıma kasap, yanı başına tekel bayii açıldı.

Allah'tan alkolle düşmanız birbirimize ama et ile öyle değil. Kankiyiz yani. Zaten vejetaryen olsam eve en uzak meslek grubu manavlar ve satın almak için en çok yol yürümem gereken bir tek işyeri; manav var sadece.

İçtiğimiz çayın kahvenin ise hesabı yok. Yolun karşısındaki üç kahveciden, ikisinden sürekli çay içiyoruz. Sürekli çay içersen, hele arada bir çay düzgün olmazsa bisküvi ile takviye yapmak zorundasın ki miden dayansın. Bu da istikamet en yakın bakkal demek. Bizim bakkal ise iki adım ötede.



Öğleye doğru haliyle acıkıyor insan. Köfteci dostumuz, mangala yağlı yağlı köfteleri yerleştirmiş. Duman kokusu oltaya balık çeker gibi adamı dükkâna çekiyor. Arada bir değişiklik yapıp sulu yemek veya döner olayına giriyoruz. Oh misler gibi. Afiyet olsun, yarasın.

Koca göbekli bir adam olmadım. Sevmem de zaten. Yine de üçgen olamamış vücudum dikdörtgen olmayı başardı; daire olmaya doğru yol almakta.
Gerçi kendimi 90-60-90 diye ideal bir ölçüm olduğuna inandırdım ama bu 90'lardan birisi kilo idi diğeri göbek çevresi de 60 neyin nesi bilemedim. Var bu hesapta bir tutarsızlık ama ben çözemedim.

Gün geçtikçe evdeki teraziye uyguladığım baskı artıyor. Rahmetli komşumun deyimiyle kemiksiz safi 50 kiloyu geçmiş olmalıyım. Gerçi o daha Rtük'lük ifadelerle anlatırdı olayı.
Akşam eve gidince iştahsız iştahsız görünmek hiç iyi olmuyor. Kesin bir yerlerde bir şeyler atıştırdığım meydana çıkıyor. Fırça yememek için evde de bir hayli iştahlı yemek yiyorum. Ne olacak bu midemin hali. Yok mu bir çaresi dostlar.




Gece, TV başında bir şeyler atıştırmak için bakkaldan cipsten, çerezden bir şeyler alınıp çıkılıyor eve. Hay Allah şu eksik desem 2 adım yanımda adam. Üstelik 08.00-24.00 arası full time açık. Olmaz ki böyle de olmaz ki. Gece yarısı da bakkal açılmaz ki.

Herkes süpermarketlerin şehre olan uzaklığını, yakınlığını dert etmiş durumda ama, ne işi var bakkalın kapı dibimde ona kafa yoran yok benden başka. Dönercinin, köftecinin kasabın komşum olmasını istememek gibi bir lüksüm olamaz mı benim?

Gidin kardeşim memlekette yer mi kalmadı. Bir şey lazım olursa ben gelir alırım. Dirsek teması mesafede olmanız şart mı? Ben şimdi bu kiloları nasıl vereyim. Zaten kazanılmış hak geri alınamaz gibi, kilo da verilemiyor işte.

Olmaz. Hükümet ya da belediye en kısa zamanda bu konuya da el atmalı. İvedilikle, bakkallar kapı dibinden uzaklaştırılmalı. Kovulmalı, gönderilmeli, kapatılmalı, sürüm sürüm süründürülmeliiiiii 


Meraklısına Not: Resimdekilerden hiçbirisi ben değilim:p

2 yorum:

  1. erkan abi, eve gelince nasıl bir iştahla yemeye çalıştığınızı tahmin edebiliyorum. ben de aynısını babanneme yapmak zorunda kalıyorum ama 2 dükkan ötemde ızgara dükkanı olsa ne hale gelirim kim bilir.:)

    YanıtlaSil
  2. @mutluysamnehos: aman dikkat:) gençken yiyin canım sorun olmaz.

    YanıtlaSil