21 Haziran 2011 Salı

Vefa burdan taşındı mı?


Düşündüm...
Varken farkına varmadığımız ne çok insan VAR hayatımızda. Yokluklarını farkediyor muyuz peki.. Hayır...
Kapımızın önünden evlerine geçip giden komşular. Suyumuzu getiren, elektrik, doğalgaz saatlerimizi okuyan insanlar. Bakkal amcalar....
Ya akrabalar, eş dost tanıdıklar... Ölmeden mezara koyduklarımız.
Çok hasta olup, hastane gezen ama bir türlü ölmediği için taziyeye gidip işi bitiremediklerimiz.
Geçmiş olsun diye diye dilimizde tüy bitti sanki de.
Ne nankör olduk artık...
Dünya ne kadar çok tuttu bizi bırakmıyor. Her gün döviz kurlarına bakmaktan yorulmuyoruz ama bir hasta komşu hatırı soramaz olduk. Acaba kaç kişi (artık iyileşme ümidi kalmamış) hasta komşusuna bir tas çorba pişirip götürüyor ki.
Hayatımızdan siliniveren insanları ne çabuk unutuyoruz. Bizi de böyle çabuk unutacaklar şu koca dünyada.

Değişti herşey. Biz de değiştik. Bir günde şöhret olup, bir günde yıldızı sönen sanatçılar gibi. Kapımızın önünden geçerken selam veren dostlarımız var. Kapımızın önünden geçtikleri ve selam verdikleri için dostumuzlar.
Başka mahalleye taşınsalar haberimiz olur mu. Geçmez olsalar, kaç gün sonra arar sorarız. Ne kadar merak ederiz acaba?

Şehir bizi kuşatıyor. Kuşatırken kendi kurallarını da dayatıyor artık. Unutmadığımız şeyler hep ruhsuz mekanik şeyler. Kredi kartı şifreleri, tc kimlik numaraları, vergi ödeme günleri....

Küçük kızım Nisan'ın 16sında doğmuştu... Acaba kaç gün sonra unutacağım. Ya annemin doğum günü?

Oysa gelir vergisi 2nci taksidini ödeme günümü unutmama müsade edecekler mi?
Sanmıyorum, Hiç sanmıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder