20 Ağustos 2010 Cuma

İçimizdeki renkler / Yeşil (son)


Eteğinin ucuna tutunup, başının tacı olmuş sarmaşıkların rengiydi yeşil. Bir de gözleriydi batıda gülümseyen, doğuda ağlayan kadınların. Kötülüğü bilmeyen, gücü sadece sevgiden aldığına inandığın günlerin güzelliğiydi yeşil.

Oysa silahın örtüsüydü aynı zamanda yeşil, hain pusulara düştüğünde dost diye kapını çalan, güvendiğin insanların da rengiydi yeşil. İsyana kalkıp, camilerin kubbesinden, hainlerin takkesi olmaz dediğin renkti aynı zamanda yeşil.

Sana, senin kıymetini bil derken dilimde biten tüyün rengiydi yeşil. Ben seviyorsam senin var olma bahanendi yeşil. Baktığım gördüğüm yerlerde çekinip sana selam veremeyişimin rengiydi yeşil. Öfkenin, isyanın, sivri dilinin ve gözü karalığının rengiydi yeşil.

Tenine giymeyi sevdiğin elbisenin, yetimlere yardım eden elinin rengiydi yeşil. Sana uzattığım gülün dalıydı yaprağıydı yeşil. Hayatı hep elinde tutan bir varlığın armağanıydı dünyaya yeşil. Çıktığı kabuğu beğenmeyen civcivler gibi, kızardığında aslını inkâr eden olmamış tüm meyvelerin asıl rengiydi yeşil.

1 yorum: