15 Şubat 2010 Pazartesi

Çık dışarı bayramlaşalım

[caption id="" align="alignleft" width="134" caption="ERKAN BAL"]ERKAN BAL[/caption]

Her zamanki gibi Bayram geliyor. Klasik bayram mesajları, durmadan aynısı tekrarlanan bayram hutbeleri bizi bekliyor. Peki en azından bayramlaşmayı biraz değiştirsek olmaz mı?

Hava güzel olursa yaşadığımız şehrin en büyük meydanlarında bayramlaşmaya ne dersiniz? Madem Ramazan çadırı kurmayı öğrendik. Hadi bayram çadırları da kuralım bir yere. Ama Nasrettin Hocanın türbesi gibi sadece üstü kapalı olsun.

Çoluk çocuk 1 saat hep birlikte eğlenelim koca şehir. Tepsiyi kapan gelsin. Birbirine baklava, şeker, lokum ikram etsin. Balonlar uçuralım çocuklarla birlikte neşeyle. İp atlayalım, cambaz seyredelim, Hacivat olup, karagöz olup birbirimizi kırıp geçirelim. Hava çok güzelse taksimin göbeğinde barbekü yapalım, duman duman.

Büyük küçük demeden selamlaşalım, sarılıp kucaklaşalım tanıdık, tanımadık herkesle. Küslük, dargınlık hepsi kalıversin bir yerde, çocuk kavgaları gibi saman alevi misali sönsün gitsin her tatsızlık.

Sağlığımız yerindeyse unutuverelim dünya dertlerini 3günlük bayram için de olsa.

Bırakın şu protokolleri, siz bize gelmediniz ki; biz size gelelim demeleri. Şu saatte şu dairede, mesela öğretmen evinde, belediyede, müftülükte, valilikte bayramlaşma vardır anonslarını.

- Saygıdeğer halkımızın ve Tüm İslam aleminin bayramını tebrik eder... le başlayan hoparlör cızırtılarını, tv spikerlerini bile yoran içi boş politik mesajları.

Bırakın hepsini ve çıkın ilan edilmiş bir bayram saatinde sokağa... Atın kafanızdan bütün sıkıntıları. Takının çocuklarla birlikte çocukluğunuzu. Hep birlikte Rabbimize şükredip bir saat oynaya, zıplaya bayramlaşalım...

Amiri, memuru, esnafı, çoluğu, çocuğu, işçisi, köylüsü, sağcısı, solcusu, batılısı doğulusu.

Her neresi ise orası... Sokağın, caddenin birine davetlisiniz.

Ben orada olacağım. Siz de çıkın dışarı bayramlaşalım.:)

Herkese hayırlı bayramlar...

ERKAN BAL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder